Fon Mağdurlarına Ödeme Nasıl Yapılacak? 7 Aşamalı Plan Gündemde

Fon Mağdurlarına Ödeme Nasıl Yapılacak? 7 Aşamalı Plan Gündemde

Sermaye piyasalarında gündeme gelen fon kriziyle ilgili yeni bir ödeme formülü üzerinde çalışıldığı ön plana sürüldü. Yaklaşık 455 bin alacaklıyı ilgilendirdiği belirtilen plana göre yatırımcıların alacak büyüklüğü ve yatırım yaptıkları fonların risk seviyeleri dikkate alınarak 7 farklı gruba ayrılması gündemde. Küçük tasarruf sahiplerinin ödemelerde öncelikli olması, yüksek bakiyeli ve yüksek riskli fon yatırımcılarının ise tasfiye sürecine göre ödeme alması öngörülüyor.

Fon soruşturmasına ilişkin gelişmeler ekonomi ve siyaset gündemindeki yerini korurken, mağdur yatırımcıların alacaklarının nasıl ödeneceğine ilişkin yeni iddialar ortaya çıktı.

Ekonomi yönetiminin değerlendirdiği ileri sürülen formüle göre 455 bini aşkın yatırımcının tek seferde değil, alacak tutarları ve fonların risk düzeylerine göre oluşturulacak farklı kategoriler üzerinden ödeme sistemine dahil edilmesi planlanıyor. Henüz resmi olarak kesinleştiği açıklanmayan modelde küçük yatırımcıların ilk sıralarda yer alması öngörülüyor.

İlk Sırada 250 Bin TL’nin Altındaki Alacaklar Var

Üzerinde çalışıldığı belirtilen ödeme modelinde önceliğin 250 bin TL'nin altında alacağı bulunan küçük tasarruf sahiplerine verilmesi gündemde.

Bu gruptaki yatırımcıların alacaklarının hızlı şekilde karşılanması ve geniş bir yatırımcı kitlesinin mağduriyetinin giderilmesi amaçlanıyor.

İkinci aşamada alacağı 500 bin TL'ye kadar olan yatırımcıların ödeme sistemine dahil edilmesi, ardından ise 1 milyon TL'ye kadar alacağı bulunanların ödemelerinin gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Böylece planın ilk üç aşamasında daha düşük bakiyeye sahip yatırımcıların öne alınması amaçlanıyor.

Fonların Risk Seviyesi de Ödeme Sırasını Etkileyebilir

İddia edilen sistem yalnızca yatırımcının alacak miktarına göre şekillenmiyor. Yatırım yapılan fonun risk derecesinin de ödeme takviminde belirleyici kriterlerden biri olabileceği belirtiliyor.

Planın dördüncü grubunda risk seviyesi 1-2 olan para piyasası fonlarında yatırım yapanların bulunması bekleniyor. Bu yatırımcıların teminat ve alacak durumuna göre belirli kesintilerle daha kısa sürede tahsilat yapabileceği ileri sürülüyor.

Bir diğer grubu ise finansal yapısı güçlü şirketlerle bağlantılı fonların yatırımcılarının oluşturabileceği ifade ediliyor. Bu fonların tasfiye programından bağımsız şekilde kendi kaynakları üzerinden yükümlülüklerini karşılayabilmesi ihtimali değerlendiriliyor.

Yüksek Riskli Fonlar Daha Geç Ödeme Alabilir

Planın ilerleyen aşamalarında risk derecesi 6 ve 7 seviyesinde bulunan serbest fonların yatırımcılarının yer alacağı öne sürülüyor.

Bu fonların portföylerinde bulunan bazı hisse senetlerinde yaşanan yüksek oranlı değer kayıpları nedeniyle tahsil edilebilecek tutarların tasfiye süreci sonunda netleşebileceği belirtiliyor.

Bu nedenle yüksek risk kategorisindeki yatırımcıların alacaklarının tek sefer yerine tasfiye masasının oluşturacağı nakit akışına göre kademeli şekilde ödenmesi seçenekler arasında bulunuyor.

1 Milyon TL Üzerindeki Alacaklar Son Sırada

Üzerinde çalışıldığı iddia edilen formülde son grubu 1 milyon TL'nin üzerinde alacağı bulunan yatırımcıların oluşturması bekleniyor.

Büyük bakiyeli hesapların ödemelerinin, fonların sahip olduğu varlıkların nakde çevrilmesi ve tasfiye masasının kaynak oluşturmasına bağlı olarak gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Buna göre masadaki 7 aşamalı model şu gruplardan oluşuyor:

  1. 250 bin TL'nin altında alacağı bulunan yatırımcılar
  2. 500 bin TL'ye kadar alacağı bulunan yatırımcılar
  3. 1 milyon TL'ye kadar alacağı bulunan yatırımcılar
  4. Risk seviyesi 1-2 olan para piyasası fonlarının yatırımcıları
  5. Finansal yapısı güçlü şirketlerle bağlantılı fonların yatırımcıları
  6. Risk seviyesi 6-7 olan serbest fon yatırımcıları
  7. 1 milyon TL'nin üzerinde alacağı bulunan yatırımcılar

Söz konusu sıralamanın henüz kesinleşmiş resmi bir ödeme takvimi olmadığı ve nihai modelin yapılacak düzenleme ve açıklamalarla netlik kazanacağı belirtiliyor.

Fon Mağdurlarının Ödemelerinde Kamu Kaynağı Kullanılacak mı?

Sürecin en önemli tartışma başlıklarından birini kamu kaynaklarının kullanılıp kullanılmayacağı oluşturuyor. Kulislerde değerlendirildiği belirtilen seçeneklerden biri, ödemelerin hızlandırılması amacıyla oluşturulabilecek sisteme kamunun geçici finansman sağlaması. Böyle bir model uygulanırsa sağlanan kaynağın daha sonra tasfiye edilen varlıklardan tahsil edilmesi gündeme gelebilir.

Bununla birlikte yatırım fonlarındaki zararların doğrudan Hazine tarafından karşılanmasının piyasa açısından yaratabileceği sonuçlar da tartışılıyor. Özellikle yatırım riskinin kamu tarafından üstlenildiği algısının oluşmasının sermaye piyasalarında gelecekteki yatırım davranışlarını etkileyebileceği değerlendiriliyor.

Fon Soruşturmasında Siyasi Tartışmalar da Sürüyor

Fon soruşturmasının siyasi yansımaları da devam ediyor. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, 26 Eylül'deki açıklamasında devletin süreci ayrıntılı biçimde takip ettiğini belirterek ilerleyen dönemde yeni gelişmeler yaşanabileceği mesajını verdi. Büyükataman, soruşturmayla ilgili “şahit olacağımız daha önemli gelişmeler” olabileceğini söyledi.

Siyasi gündemin bir diğer başlığını ise eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya'nın bazı borsa işlemlerine ilişkin ortaya atılan iddialar oluşturdu. Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin gündeme getirdiği iddiaların ardından Kaya, partisindeki görevlerinden ayrılma talebinde bulundu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 27 Eylül'de Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kaya'nın MYK ve MKYK üyeliklerinden af talebini kabul ettiğini açıkladı. Kaya ve eşinin borsa işlemlerine ilişkin öne sürülen rakamlar ise iddia niteliğini koruyor.

Fon Mağdurları İçin Ödeme Takvimi Nasıl Netleşecek?

Yatırımcılar açısından bundan sonraki en önemli konu, ödeme modelinin resmi makamlar tarafından açıklanıp açıklanmayacağı ve tasfiye sürecindeki varlıkların ne kadarının nakde dönüştürülebileceği olacak.

Ödeme sıralaması, kullanılabilecek finansman modeli, olası kesintiler ve tasfiye masasının kaynak büyüklüğü netleştiğinde yatırımcıların alacaklarına hangi koşullarda ve ne zaman ulaşabileceğine ilişkin tablo da daha belirgin hale gelecek.

Bu nedenle kamuoyunda konuşulan 7 aşamalı ödeme formülünün kesinleşmiş bir karar değil, üzerinde çalışıldığı öne sürülen bir model olduğu ayrımının korunması önem taşıyor.

Önceki Haber Türkiye ve Rusya Arasında Tarım Diplomasisi: Domates İhracatı Yeniden Başladı
Benzer Haberler