Hazine’nin kamu kurumları, yerel yönetimler ve özel kuruluşlardan olan alacak stokunun yanı sıra, Türkiye Varlık Fonu’na (TVF) ikrazen tahvil ihracı yoluyla verilen finansmanın Temmuz 2025 itibarıyla 216,7 milyar TL’ye kadar ulaştığı ortaya çıktı.
Resmî Tablolarda Görünmeyen Dev Alacak
Eski Hazine bürokratı Coşkun Cangöz’ün hazırladığı çalışmada, Hazine’nin aylık alacak ve tahsilat verilerinde TVF’den yapılan ödemelerin göründüğü, ancak TVF’ye verilen borçların alacak stok tablolarında yer almadığı vurgulandı. Cangöz, bunun büyük bir veri tutarsızlığı yarattığını belirtti.
Tahsilatların Yarısı TVF’den
Temmuz 2025 itibarıyla Hazine’nin toplam alacak stoku 27,5 milyar TL olurken, Ocak-Temmuz döneminde 7,9 milyar TL tahsil edildi. Bunun 4,8 milyar TL’si TVF’den yapılan ödemeler oldu. Bu durum, Hazine’nin en büyük tahsilatının kayıtlarda görünmeyen bir borçludan gelmesi nedeniyle tartışma yarattı.
İkrazen Tahvillerin Rolü
Hazine, bütçede belirlenen sınırlar içinde özel devlet iç borçlanma senedi ihraç ederek, kamu kurumlarına veya TVF gibi kuruluşlara borç-kredi sağlayabiliyor. Bu tahviller, piyasada da yoğun şekilde kullanılıyor. Özellikle kamu bankaları için TVF’ye yapılan bu tür tahvil ihracıyla Hazine’nin devasa bir alacak stokuna sahip olduğu kaydediliyor.
“Mahalle Bakkalı” Benzetmesi
Cangöz, Hazine hesaplarındaki bu durumu şu sözlerle eleştirdi:
“Hazinenin alacak listesinde yer almayan bir kurumdan milyarlarca liralık tahsilat yapılması, alacak defterini özensiz tutan bir mahalle bakkalının unutulmuş bir borçludan para almasına benziyor. Bu durum, tabloların kapsamı ve güvenilirliğine gölge düşürüyor. İster istemez ‘Acaba kayıtlarda yer almayan başka borçlar da var mı?’ sorusunu akla getiriyor.”
Şeffaflık İhtiyacı
Cangöz, kamu maliyesinde güvenilirlik için tabloların kapsam ve şeffaflığının artırılması gerektiğini vurguladı. Hazine’nin TVF’den alacaklarının stok tablolarında açıkça yer almamasının, kamu hesaplarına olan güveni zedeleyebileceği uyarısında bulundu.