Orta Doğu’da İran, ABD ve İsrail arasında tırmanan çatışmalar küresel dengeleri etkilemeye devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’tan Çin’e dikkat çeken bir çağrı geldi. Trump, dünya petrol ticaretinin kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için Pekin yönetiminin sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi.
Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiği durma noktasında
28 Şubat’ta başlayan ve üçüncü haftasına giren çatışmaların ardından, İran’daki askeri hedeflere yönelik yoğun saldırılar bölgedeki gerilimi artırdı. Bu gelişmelerin ardından küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiği büyük ölçüde durdu.
Enerji sevkiyatındaki belirsizlik, uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının yükselmesine ve enerji piyasalarında dalgalanmaların artmasına yol açtı.
Trump: Çin sorumluluk almalı
ABD Başkanı Donald Trump, yaşanan krizin ardından Çin’e çağrıda bulunarak, Pekin yönetiminin boğazın yeniden açılması için aktif rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Trump, Çin’in petrol ihtiyacının büyük bir kısmını bu güzergâh üzerinden karşıladığını belirterek, “Çin de yardımcı olmalı çünkü petrolünün büyük bölümünü bu boğazdan alıyor” dedi.
Şi Cinping ile zirve ertelenebilir
Trump ayrıca Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile planlanan görüşmeye de değindi. Washington yönetiminin, Çin’in Hürmüz Boğazı konusundaki tutumunu görmek istediğini belirten Trump, Pekin’in harekete geçmemesi durumunda planlanan zirvenin ertelenebileceğini ima etti. Trump, “Bunu önceden bilmek isteriz. Gerekirse görüşmeyi erteleyebiliriz” şeklinde konuştu.
Küresel enerji piyasaları risk altında
Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin yeniden sağlanması için müttefik ülkelerden askeri ve diplomatik destek talep ediyor. Ancak bazı ülkeler bölgedeki askeri operasyonlara katılma konusunda temkinli davranıyor.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz yalnızca Orta Doğu’yu değil, küresel enerji piyasalarını ve dünya ekonomisini doğrudan etkileyebilecek bir potansiyele sahip.
Hürmüz Boğazı krizi nasıl başladı?
Krizin fitili, ABD ve İsrail’in İran’daki askeri hedeflere yönelik geniş çaplı saldırılar düzenlemesiyle ateşlendi. İran’a ait askeri tesisler, füze üsleri ve enerji altyapıları hedef alınırken, Tahran yönetimi de bölgedeki ABD üsleri ile bazı müttefik ülkelere yönelik füze ve drone saldırılarıyla karşılık verdi.
Çatışmaların büyümesiyle birlikte İran, Hürmüz Boğazı’nda güvenliğin tehlikeye girdiğini duyurdu. Bu gelişmenin ardından birçok uluslararası nakliye şirketi güvenlik gerekçesiyle tankerlerini bölgeden çekmeye başladı. Artan sigorta maliyetleri ve askeri riskler de petrol taşımacılığını zorlaştırdı.
Uzmanlar, özellikle Çin, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi Asya ülkelerinin petrol ithalatlarının büyük bölümünü bu güzergâh üzerinden gerçekleştirdiğini hatırlatarak, boğazdaki olası bir kesintinin küresel enerji arzını ciddi şekilde etkileyebileceğini vurguluyor.





