Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, son dönemde gündeme gelen “altın satışı” iddialarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Karahan, döviz likiditesinin desteklenmesi gereken dönemlerde altın işlemlerinin kullanılmasının doğal bir politika aracı olduğunu vurguladı.
Karahan, gerçekleştirilen işlemlerin büyük bölümünün vadeli altın-döviz swap işlemlerinden oluştuğunu belirterek, bu altınların vadesi geldiğinde yeniden rezervlere döneceğini ifade etti. Ayrıca yakın dönemde bir miktar altının döviz karşılığı swap işlemlerinde kullanıldığını ve bunun dışında sınırlı düzeyde altın satışının da yapıldığını belirtti.
Altın Rezervleri Rekor Seviyede
Merkez Bankası’nın altın rezervlerine de değinen Karahan, 2016 yılında 377 ton olan rezervlerin iki katına çıktığını ve Mart 2026 itibarıyla toplam rezervler içindeki altın payının yüzde 60’ı aştığını söyledi. Bu durumun, altının finansal sistem içindeki rolünü daha da güçlendirdiğini ifade etti.
Savaşın Ekonomiye Etkileri Yakından İzleniyor
Körfez bölgesindeki savaşın ekonomik etkilerine de dikkat çeken Karahan, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. Petrol fiyatlarında yaşanan artışların tüketici fiyatlarını doğrudan etkilediğini, ancak uygulanan eşel mobil sistemi sayesinde bu etkinin önemli ölçüde sınırlandığını dile getirdi.
Ayrıca artan belirsizliğin yatırım iştahı ve tüketim üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Karahan, büyüme ve cari dengede sınırlı bir bozulma beklendiğini ancak bunun yönetilebilir seviyede kalacağını ifade etti.
Merkez Bankası’ndan Sıkı Politika Mesajı
Karahan, enflasyonla mücadelede kararlı olduklarını vurgulayarak, gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisini sınırlamak için gerekli tüm adımların atılacağını söyledi. Rezerv yönetiminde ise proaktif ve esnek bir yaklaşım benimsediklerini dile getirdi.
Açıklamalarında, yapılan altın işlemlerinin ticari kazanç amacıyla değil, finansal istikrarı güçlendirmek ve döviz pozisyonunu desteklemek için gerçekleştirildiğinin altını çizdi.





