Türkiye ile Suudi Arabistan arasında enerji bağlantısını güçlendirecek büyük ölçekli elektrik iletim projesi için çalışmalar sürüyor. Suudi Arabistan’da üretilen elektriğin Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye taşınmasını öngören proje, Körfez ile Türkiye arasında yeni bir enerji koridoru oluştururken bölgesel elektrik ticaretinin gelişmesine de katkı sağlayabilir.
Türkiye, enerji alanındaki bölgesel iş birliklerini genişletmeye yönelik çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Suudi Arabistan’dan başlayarak Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye ulaşması planlanan elektrik iletim hattı üzerinde görüşmeler yürütülüyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, daha önce yaptığı açıklamalarda bölgesel enerji iş birliklerinin olası krizlere karşı enerji arz güvenliğini güçlendirebileceğine dikkat çekmişti.
Bayraktar, Suudi Arabistan’da üretilen elektriğin Ürdün üzerinden Suriye’ye, ardından Türkiye’ye taşınmasını sağlayacak büyük ölçekli bir elektrik iletim şebekesi üzerinde çalışıldığını açıklamıştı. Enerji ihtiyacı dikkate alınarak ilerleyen dönemde Lübnan’ın da sisteme dahil olabileceği belirtiliyor.
Körfez’den Türkiye’ye yeni enerji bağlantısı
Planlanan elektrik koridoru, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği bölgesel enerji bağlantıları stratejisinin önemli projelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Türkiye; doğal gaz depolama tesisleri, LNG altyapısı, uluslararası boru hatları ve elektrik enterkonneksiyonlarıyla bölgesel enerji ticaretindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Suudi Arabistan-Türkiye elektrik bağlantısının hayata geçirilmesi halinde Körfez, Doğu Akdeniz ve Türkiye arasında elektrik ticaretine imkan sağlayacak yeni bir güzergâh ortaya çıkabilecek.
Suriye bağlantısı projenin önemli halkası
Projenin hayata geçirilmesinde Suriye’nin enerji altyapısı kritik önem taşıyor. Türkiye ile Suriye arasında elektrik ve doğal gaz alanındaki çalışmalar son dönemde hız kazanmış durumda.
Türkiye, 2017’den bu yana Suriye’nin kuzeyindeki bazı bölgelere elektrik sağlarken mevcut kapasitenin yeni iletim hatlarıyla artırılması üzerinde de çalışılıyor. Bu kapsamda yaklaşık 500 megavat kapasiteye sahip Birecik-Halep elektrik iletim hattının yeniden devreye alınması için çalışmalar yürütülüyor.
Türkiye ayrıca Azerbaycan’dan gelen doğal gazın Kilis üzerinden Suriye’ye ulaştırılması için çalışma başlattı. Gazın Halep’te bulunan doğal gaz santralinde elektrik üretiminde kullanılması planlanıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye ile Suriye arasında petrol, doğal gaz, elektrik ve madencilik alanlarında ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirterek enerjinin bölgesel kalkınma açısından önemli bir araç olduğunu ifade etmişti.
Türkiye'nin enerji merkezi olma hedefini destekleyebilir
Bölgesel elektrik bağlantılarının artırılması, Türkiye’nin enerji ticaretindeki konumunu güçlendirebilecek gelişmeler arasında gösteriliyor.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz açısından önemli ölçüde dışa bağımlı olmasına karşın coğrafi konumunun üretici ülkeler ile tüketici pazarları arasında önemli bir geçiş noktası oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye'nin elektrik üretiminde yerli kaynakların payının yarıdan fazla olduğunu belirten Alparslan, son dönemde devreye alınan yeni elektrik üretim kapasitesinde yenilenebilir enerji kaynaklarının ağırlık kazandığını ifade etti.
Bu durumun, Türkiye’nin yenilenebilir enerjide bölgesel merkez olma hedefini desteklediğini belirten Alparslan’a göre ülkelerin elektrik sistemlerini birbirine bağlayan enterkonneksiyon hatları bu süreçte önemli rol oynayabilir.
Elektrik ticaretinde yeni fırsatlar oluşturabilir
Enterkonneksiyon sistemleri, ülkeler arasındaki elektrik alışverişini kolaylaştırmanın yanı sıra enerji arz güvenliğine de katkı sağlayabiliyor. Talebin düşük olduğu dönemlerde ortaya çıkan üretim fazlasının başka ülkelere aktarılması, enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına imkan tanıyor.
Doğu-batı yönündeki geniş elektrik bağlantılarının güneş enerjisi açısından da avantaj sağlayabileceği belirtiliyor. Bölgeler arasındaki güneşlenme saatlerinin farklı olması, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektriğin daha geniş bir coğrafyada değerlendirilmesine yardımcı olabilir.
Türkiye’nin uzun vadeli elektrik bağlantısı planları yalnızca Orta Doğu ile sınırlı değil. Nahçıvan üzerinden Azerbaycan’a ve buradan Orta Asya’ya uzanabilecek yeni hatların da Türkiye’nin Avrupa ile Orta Asya arasındaki elektrik ticaretinde önemli bir kavşak haline gelmesine katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor.





