Türkiye'nin gayrisafi milli hasılası (GSMH), 2025 yılında yüzde 41,4 artarak 62 trilyon 288 milyar lirayı aştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ekonomide yaratılan toplam katma değerin yüzde 55,5'ini mali olmayan şirketler oluştururken, hane halkının tasarruf oranında da yükseliş kaydedildi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait Kurumsal Sektör Hesapları verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan istatistikler, Türkiye ekonomisinde üretim, gelir dağılımı ve tasarruf eğilimlerine ilişkin önemli göstergeleri ortaya koydu.
Verilere göre Türkiye'nin gayrisafi milli hasılası, 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 41,4 yükselerek 62 trilyon 288 milyar 195 milyon 804 bin liraya kadar ulaştı.
Ekonomide oluşturulan katma değerin en büyük bölümünü mali olmayan şirketler üretirken, hane halkı ve kamu kesimi de toplam ekonomik faaliyetler içinde önemli paylara sahip oldu.
Türkiye Ekonomisine En Büyük Katkı Mali Olmayan Şirketlerden
TÜİK'in yayımladığı kurumsal sektör hesaplarına göre, 2025 yılında Türkiye ekonomisinde yaratılan toplam katma değerin yüzde 55,5'i mali olmayan şirketlerden geldi.
Finans sektörü dışında faaliyet gösteren üretim, sanayi, ticaret ve hizmet şirketlerini kapsayan bu grup, ekonominin en büyük katma değer üreticisi olmayı sürdürdü.
Ancak mali olmayan şirketlerin toplam katma değer içindeki payında önceki yıla göre gerileme yaşandı. Söz konusu oran 2024 yılında yüzde 58 seviyesindeyken, 2025'te yüzde 55,5'e kadar düştü.
Böylece şirketlerin ekonomideki ağırlığı devam etmesine rağmen toplam katma değer içindeki payları 2,5 puan azaldı.
Hane Halkının Ekonomideki Payı Yüzde 27,9 Oldu
Türkiye ekonomisinde katma değer üretimi açısından mali olmayan şirketlerin ardından ikinci sırada hane halkı yer aldı.
2025 yılında kurumsal sektörlerin toplam katma değer içindeki payları şöyle gerçekleşti:
- Mali olmayan şirketler: Yüzde 55,5
- Hane halkı: Yüzde 27,9
- Genel devlet: Yüzde 12,6
- Mali şirketler: Yüzde 4,1
Bu dağılım, Türkiye'de ekonomik katma değer üretiminin yarısından fazlasının finans dışı şirketler tarafından gerçekleştirildiğini gösterdi.
Hane halkı ise yüzde 27,9'luk payıyla ekonominin ikinci büyük katma değer üreticisi olarak kayıtlara geçti.
Türkiye'nin Toplam Tasarruf Oranı Yüzde 29,9'a Ulaştı
TÜİK verilerinde Türkiye ekonomisinin tasarruf performansına ilişkin göstergeler de yer aldı.
Buna göre, 2025 yılında toplam gayrisafi tasarrufun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı yüzde 29,9 olarak hesaplandı.
Kurumsal sektörler bazında tasarrufların GSYH'ye oranları ise şu şekilde açıklandı:
- Mali olmayan şirketler: Yüzde 15
- Hane halkı: Yüzde 9,1
- Genel devlet: Yüzde 4,1
- Mali şirketler: Yüzde 1,7
Açıklanan rakamlar, toplam tasarruf içinde en yüksek katkının mali olmayan şirketlerden geldiğini ortaya koydu.
Şirketlerin ardından hane halkı tasarrufları ikinci sırada yer alırken, kamu kesimi ve finans kuruluşlarının tasarrufları da toplam ekonomik birikime katkı sağladı.
Hane Halkı Tasarruf Oranında Artış Kaydedildi
2025 yılına ilişkin veriler, hane halkının gelirinden tasarrufa ayırdığı payın önceki yıla göre yükseldiğini gösterdi.
Hane halkı tasarrufunun harcanabilir gelire oranı olarak tanımlanan tasarruf oranı, 2024 yılında yüzde 13,9 seviyesindeydi.
Bu oran 2025 yılında yüzde 14,3'e kadar yükselerek yıllık bazda 0,4 puanlık artış gösterdi.
Söz konusu yükseliş, hane halkının harcanabilir gelirinden tasarrufa ayırdığı oranın bir önceki yıla göre sınırlı ölçüde arttığını ortaya koydu.
Türkiye Ekonomisinin Net Borçlanma Oranı Yükseldi
Kurumsal sektör hesaplarında dikkat çeken bir diğer gelişme, Türkiye ekonomisinin net borç alma pozisyonunda yaşandı.
TÜİK verilerine göre toplam ekonomi, 2024 yılında GSYH'nin yüzde 0,9'u oranında net borç alan konumundaydı.
2025 yılında ise bu oran yüzde 1,8'e kadar yükseldi.
Böylece toplam ekonominin net borçlanma ihtiyacının GSYH'ye oranı bir önceki yıla kıyasla 0,9 puan artış gösterdi.
Net borç alma pozisyonundaki yükseliş, ekonominin toplam finansman ihtiyacına ilişkin önemli göstergelerden biri olarak ön plana çıktı.
Milli Gelir ve Tasarruf Verileri Ekonominin Yapısını Ortaya Koydu
TÜİK tarafından yayımlanan 2025 yılı Kurumsal Sektör Hesapları, Türkiye ekonomisinde şirketlerin üretim ve katma değer oluşturma açısından belirleyici konumunu koruduğunu gösterdi.
Milli gelirdeki yıllık yüzde 41,4'lük nominal artışın yanı sıra hane halkı tasarruf oranındaki yükseliş ve toplam ekonominin net borçlanma pozisyonundaki değişim de verilerde dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
Ekonomide yaratılan katma değerin yüzde 55,5'ini mali olmayan şirketlerin oluşturması, finans dışı işletmelerin Türkiye ekonomisindeki ağırlığını bir kez daha ortaya koydu.
Öte yandan milli gelirde cari fiyatlarla kaydedilen artış, fiyat değişimlerinin etkisini de içerdiğinden tek başına reel ekonomik büyüme oranını göstermiyor.





