Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin üçüncü çeyrek turizm gelirinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 25 milyar 526 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Ersoy, bu sonuçla Türkiye’nin bugüne kadarki en yüksek çeyreklik turizm gelirini elde ettiğini belirtti.

World Travel Market (WTM) Londra Uluslararası Turizm Fuarı’nda gazetecilerle bir araya gelen Bakan Ersoy; turizm gelirleri, İngiltere pazarı, ulaşım maliyetleri, uluslararası organizasyonlar ve kültür varlıklarının iadesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İlk Dokuz Ayda Turizm Geliri 51 Milyar Doları Geçti

Ersoy’un paylaştığı verilere göre Türkiye, yılın ilk dokuz ayında 49 milyon 132 bin ziyaretçi ağırladı. Aynı dönemde turizm geliri yüzde 2,4 yükselerek 51 milyar 278 milyon dolar oldu.

Şubat sonunda başlayan İsrail-ABD ile İran arasındaki gerilimin ikinci çeyrek turizmini olumsuz etkilediğini hatırlatan Ersoy, üçüncü çeyrekteki performansın bu kaybı telafi ettiğini söyledi.

Bölgesel çatışmalar ve jeopolitik risklere rağmen sektörün dayanıklılığını koruduğunu belirten Bakan, Türkiye’nin istikrarlı bir destinasyon olarak konumunu sürdürdüğünü ifade etti.

Türkiye, WTM Londra’ya 78 Alt Katılımcıyla Katıldı

WTM Londra’yı uluslararası turizm sektörüyle buluşmak ve gelecek sezonun hazırlıklarını değerlendirmek açısından önemli bir platform olarak tanımlayan Ersoy, Türkiye’nin fuardaki katılımına ilişkin bilgiler verdi.

Türkiye’nin organizasyonda 909 metrekarelik ana stant, 255 metrekarelik destinasyon alanı ve 50 metrekarelik spor turizmi alanıyla yer aldığını açıklayan Ersoy, 78 alt katılımcının farklı bölgeleri ve turizm ürünlerini tanıttığını belirtti.

İngiltere, Türkiye’nin Üçüncü Büyük Turizm Pazarı

İngiltere’nin Rusya ve Almanya’nın ardından Türkiye’ye en fazla ziyaretçi gönderen üçüncü pazar olduğunu söyleyen Ersoy, bu ülkede kapsamlı tanıtım çalışmaları yürüttüklerini aktardı.

İngiliz turistlerin yaz aylarının yanı sıra kış döneminde ve düşük sezonda da Türkiye’yi tercih etmesi, turizmi yıl geneline yayma hedefini destekliyor. Ersoy, İngiltere pazarındaki çalışmaların kıyı bölgeleriyle sınırlı tutulmadığını; İstanbul başta olmak üzere şehir ve kültür turizmine de ağırlık verildiğini söyledi.

İngiltere’den İstanbul’a gelen ziyaretçi sayısındaki artışa dikkati çeken Bakan, bu yaklaşımın turizmi 81 ile yayma stratejisinin bir parçası olduğunu vurguladı.

2027 Uçak Biletlerinde Maliyet Artışı Beklentisi

Bölgedeki savaşların enerji ve ulaşım maliyetlerini etkilediğini belirten Ersoy, petrol fiyatlarındaki yükselişin uçak biletlerine yansımasının zaman içinde daha belirgin hâle gelebileceğini ifade etti.

Havayolu şirketlerinin yıllık yakıt fiyatı sabitleme işlemleri nedeniyle artışların ilk aşamada bütünüyle biletlere yansımadığını anlatan Bakan, 2027 için maliyet baskısına işaret etti. Ersoy, üç saat ve üzerindeki uçuşlarda bilet başına ortalama 100 dolarlık ek yük oluşabileceğini öngördüklerini söyledi.

Turizm Tanıtımında 60’tan Fazla Ürün Öne Çıkıyor

Türkiye’nin 2018’den itibaren turizm stratejisini çeşitlendirdiğini belirten Ersoy, tanıtım çalışmalarında artık 60’tan fazla turizm ürünüyle yer aldıklarını açıkladı.

GoTürkiye üzerinden yürütülen kampanyalarda destinasyonların yanı sıra farklı seyahat deneyimlerinin de öne çıkarıldığını söyleyen Bakan, gastronominin bu stratejide önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.

Michelin Rehberi’nin Türkiye’deki kapsamı ve destinasyonlara özgü lezzetlerin tanıtılmasıyla gastronomi turizminin desteklendiğini ifade eden Ersoy, Kültür Yolu festivallerine de değindi. Bu kapsamda unutulmaya yüz tutmuş yöresel tariflerin menülere kazandırıldığını ve şehirlerde “Lezzet Noktaları” oluşturulduğunu anlattı.

Formula 1 ve Uluslararası Zirvelerle Etkinlik Turizmi Hedefi

Ersoy, etkinlik turizminin ürün çeşitlendirme çalışmalarında giderek daha fazla önem kazandığını söyledi. Bakan, 2027 itibarıyla Formula 1’in Türkiye’ye dönüşünün yanı sıra uluslararası futbol organizasyonları, konserler ve büyük etkinliklerin bu alana katkı sağlayacağını belirtti.

NATO Zirvesi ve Antalya’da düzenlenecek COP31 gibi organizasyonların Türkiye’nin uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma kapasitesini gösterdiğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde uluslararası şirketlerin büyük organizasyonlarına da teklif vermeyi hedeflediklerini açıklayan Ersoy, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi ile COP31’in gerçekleştirileceği alanın bu süreçte önemli rol üstleneceğini kaydetti.

Kültür Varlıklarının İadesinde Uluslararası İş Birliği

ABD’den 100 kültür varlığının Türkiye’ye iadesi hakkında da konuşan Ersoy, kaçırılan eserlerin tespit edilerek ülkeye geri kazandırılmasını öncelikli konular arasında gösterdi.

Son sekiz yılda kaçakçılıkla mücadele kapasitesini artırdıklarını belirten Bakan, ilgili birimin daire başkanlığı düzeyine çıkarıldığını ve uzman kadronun genişletildiğini söyledi. ABD’nin de aralarında bulunduğu 14 ülkeyle imzalanan ikili protokollerin iade süreçlerine katkı sunduğunu aktardı.

Geçmişte yıllar süren bazı işlemlerin artık yedi-sekiz ayda tamamlanabildiğini ifade eden Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve ABD İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi ile yürütülen ortak çalışmalara dikkati çekti.

Kazı kayıtları, tanıklıklar ve bilimsel araştırmaların eserlerin kökenini kanıtlamada belirleyici olduğunu söyleyen Bakan, Türkiye’nin bu alandaki deneyiminden başka ülkelerin de yararlandığını belirtti. Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede kaçak eserlere yönelik talebin ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Uzak Pazarlara Uçuşlarla Ziyaretçi Ağı Genişletilecek

Kaynak pazarların çeşitlendirilmesi kapsamında ABD, Kanada ve Çin’e yönelik çalışmalara değinen Ersoy, Kanada ile karşılıklı uçuş imkânlarının artırılmasına ilişkin kararları hatırlattı.

Çin’e yönelik ek uçuşların eylül ayında devreye girmeye başladığını belirten Bakan, kapasite artışının etkilerinin ilerleyen dönemde görüleceğini söyledi. Yeni Zelanda gibi uzak pazarlara yönelik uzun mesafeli uçuşlarla da Türkiye’nin turizm ağının genişletilmesinin hedeflendiğini aktardı.

Ersoy, deprem bölgesinin de öncelikleri arasında kalacağını belirterek, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen şehirlerin ekonomik toparlanmasında turizmin önemli bir rol üstlendiğini ifade etti.