İşe iade davalarında büyük önem taşıyan 6 aylık kıdem süresinin nasıl hesaplanacağı konusunda farklı mahkemeler arasında yaşanan görüş ayrılığına Yargıtay son noktayı koydu. Verilen emsal kararla birlikte, işe iade davalarında süre hesabının hangi kurallara göre yapılacağı daha net hale geldi.
İşe İade Davasında 6 Ay Şartı Bulunuyor
4857 Sayılı İş Kanunu’na göre bir çalışanın işe iade davası açabilmesi için iş yerinde en az 6 aylık kıdeme sahip olması gerekiyor. Ayrıca işten çıkarılan çalışanın, fesih tarihinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurması, anlaşma sağlanamaması durumunda ise son tutanağın ardından iki hafta içinde dava açması gerekiyor.
Ancak uygulamada özellikle “6 aylık kıdem süresinin hangi gün dolduğu” konusunda farklı yorumlar yapılabiliyordu. Bölge adliye mahkemeleri arasında ortaya çıkan farklı kararlar nedeniyle konu Yargıtay’a taşındı.
Süre Hesabı Türk Borçlar Kanunu’na Göre Yapılacak
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin verdiği kararda, süre hesaplamalarında Türk Borçlar Kanunu’nun 92. maddesinin esas alınması gerektiği vurgulandı.
Karara göre ay üzerinden hesaplanan sürelerde, çalışanın işe başladığı gün hangi tarihe denk geliyorsa, sürenin dolumu da 6 ay sonraki aynı tarihte gerçekleşmiş sayılıyor. Eğer ilgili ayda aynı gün bulunmuyorsa, süre o ayın son gününde tamamlanmış kabul ediliyor.
Yargıtay Örnekle Açıkladı
Mahkeme kararında örnek bir hesaplamaya da yer verildi. Buna göre:
- İşe başlangıç tarihi 2 Şubat 2025 olan bir çalışanın iş sözleşmesi 2 Ağustos 2025 tarihinde sona erdirilirse, 6 aylık kıdem şartı tamamlanmış sayılıyor.
- Ancak işten çıkış tarihi 1 Ağustos 2025 olursa, çalışma süresi 5 ay 29 gün olarak kabul edildiği için işe iade davası açmak için gerekli kıdem şartı oluşmuyor.
İstinaf Mahkemeleri Arasında Çelişki Yaşanmıştı
Dosyada yer alan örnek olaylarda bazı istinaf mahkemeleri, benzer tarih aralıklarında çalışan işçilerin 6 aylık kıdem şartını sağladığına hükmederken, bazıları ise aynı şartın oluşmadığı yönünde karar verdi. Yargıtay’ın verdiği son karar ile birlikte bu çelişkinin giderildiği belirtildi.
Uzmanlara göre karar, iş hukuku alanında hem işverenler hem de çalışanlar açısından önemli bir emsal niteliği taşıyor. Özellikle işe iade davalarında süre hesaplamalarına ilişkin yaşanan belirsizliklerin bu kararla büyük ölçüde ortadan kalkması bekleniyor.





