Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, özel sektör çalışanlarını yakından ilgilendiren yıllık izin ücreti konusunda önemli bir karara imza attı. İşverenin yıllık izne çıkan çalışanın izin dönemine ait ücretini izin başlamadan önce peşin veya avans olarak ödememesinin işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturacağına hükmedildi. Bu durumda gerekli koşulların bulunması halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanabiliyor.
Yıllık ücretli izne çıkacak çalışanların ücretlerinin ne zaman ödenmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay kararı işçi ve işverenler açısından önemli bir hukuki çerçeve ortaya koydu.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 57. maddesine göre işveren, yıllık ücretli iznini kullanan çalışanın izin dönemine ilişkin ücretini izne başlamadan önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermekle yükümlü.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de Bölge Adliye Mahkemelerinin benzer uyuşmazlıklarda verdiği farklı kararlar üzerine konuyu değerlendirdi. Daire, söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesinin çalışan açısından haklı fesih nedeni oluşturduğuna karar verdi.
Yıllık İzin Ücreti İzne Çıkmadan Önce Ödenmeli
Kararın merkezinde İş Kanunu'nun 57. maddesi bulunuyor.
Düzenlemeye göre yıllık izne çıkan çalışanın izin dönemine karşılık gelen ücretinin, izin başlamadan önce işveren tarafından peşin veya avans şeklinde ödenmesi gerekiyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesine göre bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, İş Kanunu'nun 24. maddesinde düzenlenen haklı nedenle fesih hükümleri kapsamında değerlendirilebiliyor.
Dolayısıyla yıllık izin ücretinin kanunda belirtilen zamanda ödenmemesi halinde, somut olayın koşulları da dikkate alınarak çalışanın iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi ve kıdem tazminatı talep etmesi gündeme gelebiliyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli başka bir kararında da yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesi nedeniyle gerçekleştirilen fesih haklı kabul edildi.
Benzer Davalarda İki Farklı Karar Çıktı
Yargıtay'ın önüne gelen uyuşmazlığın arkasında benzer olaylarda verilen iki farklı Bölge Adliye Mahkemesi kararı bulunuyor.
Davaların birinde yıllık izne çıkarken izin dönemine ait ücretini peşin veya avans olarak alamadığını belirten çalışan iş sözleşmesini feshetti. İlk derece mahkemesi çalışanın feshini haklı bularak kıdem tazminatına hükmetti. Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi de bu karara yapılan başvuruyu reddetti.
Benzer gerekçeyle iş sözleşmesini sonlandıran başka bir çalışanın açtığı davada ise farklı bir sonuca ulaşıldı. İlk derece mahkemesi ileri sürülen gerekçenin haklı fesih oluşturmadığına karar verirken Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi de kararı değiştirmedi.
Ortaya çıkan içtihat farklılığının giderilmesi amacıyla konu Yargıtay'a taşındı.
Yargıtay Uyuşmazlığı Giderdi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 10 Mart 2025 tarihli kararında uyuşmazlığın, yıllık izin ücretinin izin öncesinde ödenmemesini çalışan açısından haklı fesih nedeni kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin yaklaşımı doğrultusunda giderilmesine kesin olarak karar verdi.
Kararda İş Kanunu'nun 57. maddesindeki ödeme yükümlülüğünün altı çizildi.
Buna göre işverenin, çalışanın yıllık izin dönemine ilişkin ücretini izin başlamadan önce peşin veya avans şeklinde ödeme yükümlülüğüne aykırı davranması, işçi açısından haklı nedenle fesih sebebi oluşturuyor.
İşçinin Ayrıca Talep Etmesi Gerekmiyor
Kararın çalışanlar açısından dikkat çeken yönlerinden biri de yıllık izin ücretinin peşin ödenmesi için ayrıca bir talepte bulunulmasının zorunlu görülmemesi.
Yargıtay değerlendirmesinde, işverenin söz konusu ödemeyi kanundan kaynaklanan yükümlülüğü kapsamında gerçekleştirmesi gerektiği kabul edildi.
Bu nedenle çalışanın “İzin ücretimi peşin ödeyin” şeklinde ayrıca talepte bulunmamış olması tek başına işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor.
Fazladan İzin Kullandırılması da Yükümlülüğü Ortadan Kaldırmıyor
Uyuşmazlıkta ele alınan bir diğer önemli konu, çalışana hak ettiğinden daha uzun süre yıllık izin kullandırılması oldu.
Yargıtay, çalışanın kanunen hak ettiği sürenin üzerinde izin kullanmış olmasının, yıllık izin dönemine ilişkin ücretin izin başlamadan önce peşin veya avans olarak ödenmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı sonucuna vardı.
Böylece kullanılan izin süresinin miktarı ile izin ücretinin ödeme zamanı birbirinden ayrı yükümlülükler olarak değerlendirildi.
Haklı Fesih Halinde Kıdem Tazminatı Gündeme Geliyor
Kararın en önemli sonuçlarından biri kıdem tazminatı konusunda ortaya çıkıyor.
Yargıtay uygulamasına göre yıllık izin ücretinin kanunda belirtilen şekilde ödenmemesi nedeniyle gerçekleştirilen fesih haklı kabul edildiğinde, diğer yasal şartların da bulunması halinde çalışan kıdem tazminatına hak kazanabiliyor. Nitekim 2026 tarihli bir Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, yıllık izin ücretinin izin öncesinde ödenmediği gerekçesiyle yapılan fesih haklı bulunmuş ve çalışanın kıdem tazminatı hakkına ilişkin değerlendirme korunmuştu.
Ancak her iş uyuşmazlığında olayın koşulları ve deliller farklı olabileceğinden, kararın her durumda otomatik olarak kıdem tazminatı doğurduğu şeklinde yorumlanmaması gerekiyor.
Özel Sektör Çalışanları İçin Yıllık İzin Ücreti Neden Önemli?
Karar, yıllık ücretli iznin yalnızca çalışana belirli sayıda izin günü verilmesinden ibaret olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
İşveren açısından iznin kullandırılması kadar, izin dönemine ilişkin ücretin kanunda belirtilen zamanda ödenmesi de yükümlülük kapsamında bulunuyor.
Yargıtay'ın uyuşmazlığı gideren kararıyla birlikte, yıllık izin dönemine ait ücretin izin öncesinde peşin veya avans olarak ödenmemesinin haklı fesih nedeni oluşturabileceği yönündeki hukuki yaklaşım netleştirilmiş oldu.





