Cevdet Yılmaz Açıkladı: Türkiye Ekonomisini Destekleyecek 3 Kritik Gelişme

Cevdet Yılmaz Açıkladı: Türkiye Ekonomisini Destekleyecek 3 Kritik Gelişme

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ve iç ekonomik görünümü değerlendirerek Türkiye’nin büyüme ve enflasyonla mücadelesini destekleyecek üç temel gelişmeye dikkat çekti. Yılmaz, Türkiye’nin başlıca ticaret ortaklarının 2026 yılında da büyümeyi sürdürmesinin, faiz indirim sürecinin devam etmesinin ve küresel emtia ile enerji fiyatlarının ılımlı seyretmesinin ekonomik toparlanmayı güçlendireceğini belirtti.

Son 23 yılda Türkiye ekonomisinin dünya ortalamasının üzerinde büyüdüğünü vurgulayan Yılmaz, bu dönemde yıllık ortalama büyümenin yüzde 5,4 seviyesinde gerçekleştiğini, dünya ekonomisinin ise ortalama yüzde 3,5 büyüyebildiğini söyledi. Bu farkın uzun vadede milli gelir üzerinde ciddi bir etki yarattığını belirten Yılmaz, 2025 itibarıyla Türkiye’nin milli gelirinin 1,5 trilyon doları, kişi başına düşen gelirin ise 17 bin doların üzerine çıkmasının beklendiğini dile getirdi.

Makro göstergelerde belirgin iyileşme

Yılmaz, enflasyondaki düşüş, CDS primlerinin 2018’den bu yana en düşük seviyelere gerilemesi, kamu borç stokunun düşük seyretmesi ve döviz rezervlerindeki artışı ekonomideki iyileşmenin temel göstergeleri olarak sıraladı. Enflasyonun yüzde 75 seviyelerinden yüzde 30’lara kadar gerilediğini hatırlatan Yılmaz, tarımda yaşanan kuraklık ve don olaylarının geçici etkiler yarattığını, önümüzdeki dönemde benzer olumsuzluklar beklemediklerini söyledi.

Cari işlemler açığının 22 milyar dolara düştüğünü ve milli gelire oranının yüzde 1,4 seviyesine gerilediğini aktaran Yılmaz, bütçe açığının da deprem harcamaları hariç tutulduğunda daha dengeli bir görünüm sergilediğini ifade etti. 2025 yılı için bütçe açığının milli gelire oranının yaklaşık yüzde 3 seviyesinde gerçekleşmesinin öngörüldüğünü belirtti.

Türkiye borç sorunu yaşayan ülkeler arasında değil

Türkiye’nin kamu borç stokunun milli gelire oranının yüzde 24,5 seviyesinde olduğunu vurgulayan Yılmaz, hane halkı ve özel sektör dahil edildiğinde toplam borç oranının milli gelirin yüzde 94’ü civarında kaldığını söyledi. Bu oranın gelişmekte olan ülkelerde yüzde 237, küresel ölçekte ise yüzde 311 seviyesinde olduğunu belirterek Türkiye’nin borç açısından güçlü bir konumda bulunduğunu ifade etti.

İhracata da değinen Yılmaz, Orta Vadeli Program hedefleriyle uyumlu şekilde mal ihracatının 273,4 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatının toplamda 396 milyar dolara kadar ulaştığını açıkladı.

BES ve Tamamlayıcı Emeklilik açıklaması

Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) sağlanan devlet katkısının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesi varsayımıyla 2026 bütçesinin hazırlandığını belirten Yılmaz, bütçede yer alan 132 milyar liralık BES desteğinin korunacağını söyledi. Yüzde 20’lik katkının hâlâ güçlü bir teşvik olduğunu vurgulayan Yılmaz, finansal istikrarın artmasıyla daha yüksek destek ihtiyacının azaldığını ifade etti.

Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne (TES) ilişkin ise şu aşamada olgunlaşmış bir çalışmalarının bulunmadığını belirten Yılmaz, böyle bir düzenlemenin ancak kapsamlı etki analizleri sonrasında gündeme gelebileceğini söyledi. İşletmeler üzerindeki mali yükün artırılmasına sıcak bakmadıklarını da sözlerine ekledi.

“Enflasyonu düşürürken sağlıklı büyümeyi hedefliyoruz”

Büyüme ile enflasyon arasında uzun vadede bir çelişki bulunmadığını vurgulayan Yılmaz, enflasyonun düştüğü dönemlerin aynı zamanda yatırım ortamının iyileştiği ve daha sürdürülebilir büyümenin sağlandığı dönemler olduğunu ifade etti. 2025 yılı için büyüme beklentisinin yüzde 3,3, 2026 yılı için ise yüzde 3,8 olduğunu açıklayan Yılmaz, enflasyonu olumsuz etkileyecek aşırı bir büyüme öngörmediklerini belirterek dengeli politikaların süreceğini söyledi.

Önceki Haber 250’den Fazla Şubesi Bulunuyor: Ekrem Coşkun Döner Konkordato Sürecinde Alacaklılar İçin Kritik Süre Başladı
Sonraki Haber Hyster Forklift Kiralama Hizmeti
Benzer Haberler
Rastgele Oku