Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027 bütçesi sunumunda ekonomiye ilişkin beklentileri paylaştı. Yılmaz, 2026 sonunda milli gelirin 1,8 trilyon doları, kişi başına gelirin ise 20 bin doları aşmasının beklendiğini belirterek sosyal konut projeleriyle enflasyonla mücadeleye destek vermeyi amaçladıklarını söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmeleri başladı. Komisyona sunum yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz; konut politikaları, gelir beklentileri, rezervler ve sermaye piyasalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Sosyal konutla arzın artırılması hedefleniyor

Yılmaz, sosyal konut ve kiralık sosyal konut projeleri aracılığıyla vatandaşların barınma olanaklarını geliştirmeyi planladıklarını ifade etti. Konut üretiminin artırılmasının, arz yönlü politikalar üzerinden enflasyonla mücadele sürecine de katkı sağlamasını hedeflediklerini dile getirdi.

Milli gelirde 1,8 trilyon dolar beklentisi

Türkiye ekonomisinin 2026 sonuna ilişkin tahminlerini aktaran Yılmaz, milli gelirin ilk kez 1,8 trilyon dolar seviyesinin üzerine çıkmasının beklendiğini söyledi.

Kişi başına gelirin de ilk defa 20 bin doları aşmasının öngörüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu beklentilerin gerçekleşmesi halinde Türkiye’nin yüksek gelir grubu için belirlenen eşiğin üzerinde yer alacağını ifade etti.

Brüt rezervler 171,6 milyar dolar seviyesinde

Küresel ekonomideki belirsizliklere ve jeopolitik risklere dikkat çeken Yılmaz, uluslararası rezervlerin güçlü seyrini koruduğunu belirtti. Yılmaz’ın paylaştığı verilere göre brüt rezervler, 9 Ekim itibarıyla 171,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Fon soruşturmasında yatırımcı ayrımı vurgusu

Sermaye piyasalarındaki gelişmelere de değinen Yılmaz, fon soruşturmasında yatırımcıların ve manipülasyon yapan kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.

Adli ve idari süreçlerin titizlikle yürütüleceğini belirten Yılmaz, mevcut sorunların giderilmesinin ardından sermaye piyasalarının daha sağlam bir yapıyla ilerlemesini amaçladıklarını ifade etti. Yılmaz, bu süreçte hem yatırımcıların hem de Türkiye ekonomisinin yararının gözetildiğini kaydetti.