Mehmet Şimşek'ten Akaryakıt Açıklaması: Eşel Mobil 2027'de Devam Etmeyecek

Mehmet Şimşek'ten Akaryakıt Açıklaması: Eşel Mobil 2027'de Devam Etmeyecek

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, akaryakıt fiyatlarındaki sert artışların tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla kullanılan eşel mobil sisteminin 2027 yılında sürdürülmesinin planlanmadığını açıkladı. Motorinde ise yıl sonuna kadar kademeli ÖTV uygulaması devam edecek. Şimşek ayrıca 2026 yılı büyüme beklentisinin yüzde 3,3 olduğunu belirtirken bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini dile getirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayında Türkiye ekonomisine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Orta Vadeli Program (OVP), enflasyon, bütçe dengesi, akaryakıt fiyatları ve reel sektöre yönelik destekleri değerlendiren Şimşek, ekonomi programının temel çerçevesinin korunduğunu ifade etti.

Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin vatandaşa etkisini azaltmak için kamu gelirlerinden önemli ölçüde feragat edildiğini belirten Şimşek, eşel mobil sisteminin gelecek yıl devam ettirilmesinin planlanmadığını söyledi.

Akaryakıtta Eşel Mobil İçin 2027 Mesajı

Şimşek, küresel gelişmeler nedeniyle akaryakıt fiyatlarında yaşanan yükselişin tüketiciye yansımasını sınırlamak amacıyla vergi politikalarının kullanıldığını belirtti.

Motorinde Ağustos 2026'da yapılan düzenlemeyle eşel mobil sistemi sona erdirilirken, ÖTV yıl sonuna kadar kademeli şekilde uygulanmaya başladı. Buna göre motorindeki ÖTV eylülde litre başına 3 TL, ekimde 6 TL, kasımda 9 TL ve aralıkta 12 TL olacak. 1 Ocak 2027'den itibaren ise 13,9006 TL seviyesine kadar çıkacak.

Şimşek'in son açıklamasına göre akaryakıtta eşel mobil uygulamasının 2027'de sürdürülmesi planlanmıyor.

Bütçe Açığında Yüzde 3,1 Beklentisi

Orta Vadeli Program'ın kamu açısından önemli bir politika taahhüdü olduğunu söyleyen Şimşek, OVP içerisinde en bağlayıcı hedeflerden birinin bütçe olduğunu vurguladı.

Akaryakıtta uygulanan destekler nedeniyle önemli miktarda vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen bütçe performansının hedeflerden daha olumlu ilerlediğini belirten Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,5'lik hedefin altında kalarak yüzde 3,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediklerini açıkladı.

Türkiye Ekonomisinde Yüzde 3,3 Büyüme Beklentisi

Büyüme rakamlarını da değerlendiren Şimşek, dış kaynaklı ekonomik şoklara rağmen Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,3 büyümesinin beklendiğini ifade etti.

Şimşek, küresel koşulların ekonomi üzerindeki etkisine rağmen büyüme tahminindeki sapmanın yaşanan dış şokun büyüklüğüne kıyasla sınırlı kaldığını belirtti.

"Savaş Olmasaydı Enflasyon Daha Düşük Olurdu"

Ekonomi yönetiminin temel önceliklerinden birinin dezenflasyon olduğunu belirten Şimşek, küresel ve jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Savaşın yalnızca petrol ve doğal gaz fiyatlarını değil, birçok emtia grubunu etkilediğini ifade eden Şimşek, söz konusu gelişmeler yaşanmasaydı mevcut enflasyonun en az 7 puan daha düşük olabileceğini söyledi.

Şimşek ayrıca savaşın yaşanmaması halinde yıl sonu enflasyonunun yüzde 20-22 civarında gerçekleşebileceğini ifade etti.

Memur ve Emekli Maaşlarına Enflasyon Mesajı

Hayat pahalılığıyla mücadelenin ekonomi yönetiminin temel gündem maddelerinden biri olduğunu belirten Şimşek, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşlarına ilişkin de mesaj verdi.

Şimşek, memur ve emekli maaşlarının en az enflasyon oranında artırılması yaklaşımının sürdürüleceğini söyledi.

Dezenflasyon politikasından seçim döneminde de vazgeçilmeyeceğini belirten Bakan Şimşek, fiyat istikrarının kalıcı şekilde sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti.

Tek Haneli Enflasyon Sonrası Kur Politikası Değişebilir

Döviz kuru politikasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şimşek, Türkiye açısından normal koşullarda dalgalı kur rejiminin uygun olduğunu ancak mevcut ekonomik şartların daha farklı bir yapı ortaya çıkardığını söyledi.

Enflasyonun tek haneli seviyelere gerilemesinin ardından daha esnek bir kur rejiminin gündeme gelebileceğini belirten Şimşek, ekonomi tartışmalarının yalnızca döviz kuru üzerinden yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.

Tarım, Sanayi ve İhracata Finansman Desteği

Reel sektörün finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla seçici destek politikalarının sürdürüldüğünü açıklayan Şimşek, tarımdan ihracata kadar farklı alanlarda sağlanan imkanlara dikkat çekti.

Yaklaşık 1 milyon çiftçinin yararlandığı tarımsal kredilerde ortalama faiz oranının yüzde 12 seviyesinde olduğunu ve faiz maliyetinin yüzde 70'inin kamu tarafından karşılandığını belirtti.

Eximbank'ın sermayesinin 7 kat artırıldığını ifade eden Şimşek, kurumun bu yıl sağlayabileceği finansman kapasitesinin 60 milyar dolara kadar ulaştığını söyledi.

Belirlenen 284 ürüne yönelik yatırım yapacak girişimcilere ise 10 yıl vadeli ve toplam 750 milyar TL büyüklüğünde yatırım kredisi sağlanması planlanıyor. İmalat sanayisine yönelik işletme sermayesi desteğinin de bu yıl 250 milyar TL olması öngörülüyor.

Yılda 750 Bin Sosyal Konut Hedefi

Konut arzına yönelik planlardan da söz eden Şimşek, deprem konutlarında önemli ilerleme sağlandığını ve önümüzdeki birkaç yıl boyunca sosyal konut üretiminin artırılacağını açıkladı.

Şimşek'in verdiği bilgilere göre yılda 750 bin sosyal konut inşa edilmesi hedefleniyor. Sosyal konut programı için bütçeden 250 milyar TL kaynak ayrıldığı belirtildi.

Vergi politikalarına da değinen Şimşek, belirli alanlar dışında dolaylı vergilerde yeni bir düzenlemenin gündemde olmadığını söyledi. Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin ve mali disiplin politikalarının ise sürdürüleceğini vurguladı.

Önceki Haber Vergi Denetiminde Yeni Dönem: Her 3 Büyük Mükelleften 1'i İncelemeye Alındı
Sonraki Haber Mehmet Şimşek'ten Enflasyon Mesajı: "Dezenflasyon İstediğimiz Hızda İlerlemiyor"
Benzer Haberler