OECD’den Türkiye Ekonomisi İçin Yeni Tahmin: Büyüme Devam Edecek, Enflasyonda Düşüş Bekleniyor

OECD’den Türkiye Ekonomisi İçin Yeni Tahmin: Büyüme Devam Edecek, Enflasyonda Düşüş Bekleniyor

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), yayımladığı son Ekonomik Görünüm Raporu’nda küresel ekonomi ve Türkiye’ye ilişkin güncel değerlendirmelerini paylaştı. Raporda, küresel büyümenin jeopolitik riskler ve enerji piyasalarındaki belirsizlikler nedeniyle yavaşlayabileceği belirtilirken, Türkiye ekonomisinin büyümesini sürdüreceği öngörüldü.

OECD Küresel Ekonomide Yavaşlama Bekliyor

OECD’ye göre Orta Doğu’daki çatışmalar ve enerji piyasalarındaki dalgalanmalar dünya ekonomisi üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Kuruluş, küresel büyümenin önümüzdeki dönemde önceki yıllara kıyasla daha düşük seviyelerde gerçekleşebileceğini değerlendiriyor. Özellikle enerji, tarım ve sanayi girdilerindeki fiyat hareketlerinin birçok ülkede enflasyon üzerinde etkili olabileceği belirtildi.

Türkiye İçin Büyüme Tahmini Yüzde 3,1

Raporda Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,1 oranında büyümesinin beklendiği belirtildi. OECD, gelecek yıl için ise büyüme tahminini yüzde 3,8 olarak açıkladı. Kuruluşun daha önceki raporunda bu yıl için yüzde 3,3 büyüme öngörülüyordu.

İç Talepte Toparlanma Beklentisi

OECD, yüksek enerji fiyatları ve sıkı finansal koşulların kısa vadede iç talep üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti. Ancak yılın ilerleyen dönemlerinde tüketici güvenindeki iyileşme ve faiz oranlarında beklenen düşüşün tüketim ile yatırımları destekleyebileceği değerlendirildi.

Enflasyonda Düşüş Öngörülüyor

Raporda Türkiye’de devam eden dezenflasyon sürecine dikkat çekilirken, yıllık enflasyonun 2027 yılının ilk yarısında yüzde 20 seviyesinin altına gerileyebileceği ifade edildi. Bununla birlikte, bölgesel gerilimlerin ve enerji fiyatlarındaki olası yükselişlerin enflasyon görünümü açısından risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı.

Sıkı Para Politikası Vurgusu

OECD, enflasyon beklentilerinin kontrol altında tutulabilmesi için sıkı para politikasının önemini koruduğunu belirtti. Raporda, gerektiğinde ilave faiz adımlarının da gündeme gelebileceği değerlendirmesine yer verildi.

Enerji Tedarikinde Görece Güçlü Konum

Kuruluş, Türkiye’nin enerji fiyatlarındaki yükselişten etkilenebileceğini ancak petrol, doğal gaz ve gübre ithalatının önemli bölümünün Basra Körfezi dışındaki kaynaklardan sağlanması nedeniyle doğrudan tedarik risklerine karşı birçok ülkeye göre daha avantajlı konumda bulunduğunu ifade etti. Bununla birlikte Avrupa’daki zayıf talep ve küresel rekabet koşullarının Türkiye ekonomisi açısından yakından izlenmesi gereken unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.

Önceki Haber IPARD III Kapsamında 30 Milyon Euroluk Destek: Tarımsal İşleme Tesislerine Yeni Hibe Fırsatı
Sonraki Haber Schengen Vizesi Randevularında Usulsüzlük İddiaları: 7 Şirket Hakkında İnceleme Başlatıldı
Benzer Haberler