İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ve Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) kapsamında yaşanan suistimaller nedeniyle Türkiye'nin dış ticaretinde ciddi açıklar oluştuğunu ifade etti. Öksüz, özellikle Malezya, Güney Kore ve Mısır gibi ülkelerle imzalanan STA’ların Türkiye’nin aleyhine sonuçlar doğurduğunu, tekstil sektöründe yalnızca geçen yıl 2 milyar doları aşan suistimal yaşandığını ifade etti.
DİR Kaynaklı Sorunlar
DİR kapsamında ithal edilen ürünlerin kontrollerinin yapılmamasını eleştiren Öksüz, Türkiye’nin ithal ettiği ipliğin %70’inin DİR kapsamında geldiğini, ancak bu ürünlerin iç piyasada satıldığını söyledi. Bu durumun, %40’a varan fiyat avantajı sağlayarak haksız rekabete yol açtığını dile getirdi. Öksüz, “Suistimallerin önüne geçmek için ürünlerden şahit numune alınması gerekiyor, ancak denetimler yetersiz” dedi.
STA’ların Türkiye Aleyhine Gelişmesi
Öksüz, Malezya, Güney Kore ve Mısır gibi ülkelerle yapılan STA’ların ticari ilişkileri Türkiye aleyhine şekillendirdiğini vurguladı. Örneğin:
- Malezya: STA sonrasında Malezya’dan ithalat %215 artarak 4,1 milyar dolara çıkarken, Türkiye’nin Malezya’ya ihracatı sadece %37 artışla 490 milyon dolara yükseldi. Tekstil ve hammaddeleri ithalatı 180 milyon dolardan 244 milyon dolara çıkarken, Malezya’ya yapılan ihracat yalnızca 6 milyon dolardan 7 milyon dolara yükseldi.
- Güney Kore: 2013’te imzalanan STA sonrası iki ülke arasındaki dış ticaret açığı 5,6 milyar dolardan 8,4 milyar dolara çıktı. 2014-2021 döneminde tekstil sektöründe Güney Kore ile 3,5 milyar dolarlık açık verildi.
- Mısır: STA sonrasında Mısır’ın Türkiye’ye yaptığı tekstil ve hammaddeleri ihracatı 55 milyon dolardan %758 artışla 472 milyon dolara çıktı. Ancak Mısır, Çin’den ithal ettiği kumaşların büyük bir kısmını Türkiye’ye yeniden ihraç ediyor.
Bazı Ülkeler STA’yı Askıya Aldı
Fas ve Tunus gibi ülkelerin STA’ları kendi lehine olmadığı gerekçesiyle tek taraflı olarak askıya aldığını hatırlatan Öksüz, Türkiye’nin de STA’larda daha stratejik hareket etmesi gerektiğini belirtti. “STA’ların karşılıklı kazanç sağlaması gerekiyor, aksi halde ülke menfaatleri zarar görüyor” dedi.
Sektörün Durumu ve Gelecek Beklentileri
2023 yılında tekstil ve hammaddeleri ihracatının %1,5 düşüşle 11 milyar dolar seviyesinde tamamlanmasını beklediklerini açıklayan Öksüz, sektörün zorlu bir yıl geçirdiğini belirtti. 2025 yılı için belirleyici faktörlerin döviz kuru ve asgari ücret olduğunu vurgulayan Öksüz, “Kurun en az 50 TL olması gerekiyor. Asgari ücrette ise işçi ve işvereni memnun edecek dengeli bir artış yapılmalı” dedi.
DİR ve STA’lar kaynaklı suistimallerin önlenmesi ve daha stratejik ticari politikalarla dış ticaretin dengelenmesi, sektörün geleceği için kritik önem taşıyor.